30 08 2019

465

Kadın, Bayram ve Ben

Çocukluğumdan beri bu toplumda kadına dayatılan her ne varsa reddettim... Hatta isyanım adına, sevdiğim ama reddettiğim şeyler de olmuş yeni yeni fark ettiğim....Yemek yapmak mesela:)) Daha geçtiğimiz hafta sonu ,hayatımda, ilk kez bamya pişirdim büyük bir zevkle. Yeni yeni sever oldum, daha doğrusu sevdiğimi kabul eder oldum mutfakta birşeyler pişirmeyi... Olsun... Dayatılanları kuzu kuzu kabul etmektense, isyanımı ve baş kaldırımı sevdim hep...

Ben kadındım ve gücümün ve derinliğimin ve yaratıcılığımın farkındaydım hep...

Onsekizime geldiğimde ilk cümlem, ilk hissim; bu benim hayatım ve artık kimse bana karışamazdı. Hatta, en sevdiğim konuşmam da annemle yaptığım bir konuşmadır. Üniversiteyi ilk kazandığımda. Annem hatırlar mı bilmem?. Ona aynen şöyle demiştim “Ya hayatıma saygı duyarsın ve ben seninle hayatımı paylaşırım ya da senden 450 km uzaktayım(Denizli`den Ankara ya, üniversiteye gitme hali) istediğimi yapar ve sana tek kelime bile anlatmam.

Neyse ki canım annem, hayatımdan haberdar olmayı seçti:))

Bu bendim ve bu benim hayatımdı…

Çocukluğumda ise sessiz direnişlerim çoktu...İnadından dediler ama, aslında inandıklarımdandı…

Dürüstlük ve netlik ve neysen o olabilmek ve kadın kimliğime dayatılanları kabul etmemek hep en önemli konularım oldu hayatımda.

Belki şöyle düşünebilirsiniz ve düşünenler de oldu çevremde...Tabii senin tuzun kuru:)) Senin ailen müsait, senin koşulların müsait, bıla bıla…Değildi aslında. Seçimlerim vardı ve o seçimlerin arkasında güçlü bir şekilde duran bir ben vardım. Kaybetmekten korkmayan, insanlarla ve kendisiyle yüzleşmekten korkmayan, acı çekmekten korkmayan, inandığını yaşamaktan korkmayan…

Suskun kaldığım, içime kapandığım pek çok anda çığlık çığlığa ağlayışlarım oldu, kendim olurken vazgeçebildiklerim uğruna döktüğüm.

Aslında hayat her daim cesaret edebilme ve edememe meselesi bence. Acı çekmekten korkma ve korkmama meselesi gibi...

Siz de hayatı içinize sine sine, derinden soluya soluya yaşamak istiyorsanız korkmayın, kendiniz olmaktan vazgeçmeyin, haykırın, içinizden ne geliyorsa onu yapın, özgürleşin ve asla vazgeçmeyin kendiniz olma yolculuğunuzdan...Adım adım… Bu izni kendinize verin…

Veeee Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı…

Mustafa Kemal deyince, yüreğimin en derinlerinde bir sızı, bir coşku, kocaman bir umut ve ilhamla dolar yüreğim.Kendi gücünde duran, inandığına odaklanan ve asla vazgeçmeyen bu adama , Mustafa Kemal Atatürk`e ve o dönem yüreğini ve cesaretini koyan herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum.. .Onlar için birşey ifade eder mi bilinmez ama, bu dünyada, bize çok şey ifade ettiği kesin.

Bayramımız kutlu olsun…

Hepinize kocaman sevgiler….