25 07 2019

522

Ego Nedir? Ne değildir?

Herkese merhaba…

İlk yazımda, kişisel gelişim alanında belki de en çok yanlış anlaşılan ve bence en önemli  konu olan “ego”dan bahsetmek istiyorum.

Bence; Darel, Aykut ve Esra`yı  diğer pek çok kişisel gelişim yaklaşımlarından farklı kılan sey, egoyu ele alma şekilleri ve buna dair geliştirdikleri muhteşem egzersizler. Onları takip ettiğim süre boyunca ve aldığım eğitim süresince; gerek arkadaşlarımın değişim hikayelerinde gerek kendi değişim yolculuğumda egoyu bu şekilde ele almanın değişimin temel unsuru olduğunu gördüm. Ve yürümek istediğim kulvar olarak da kendime seçtiğim anlayış bu oldu.

Peki ego nedir?  Ne değildir?

Bir seçimle başlıyor hayatımız  ve yine seçimlerle devam ediyor.  Özellikle de çocukluk dönemimizin kısıtlı algısı ve bakış açısında; maruz kaldığımız olaylar ve ortamların bizde bıraktığı etkiler nedeniyle ya da yaşadığımız spesifik bir olay karşısında, kendimize ve hayatımıza dair birtakım kararlar alıyoruz. Ve bu şekilde, hayatta kim olduğumuzun ve hayatın ne olduğunun çerçevesini çiziyoruz.

En genel olarak Egoyu,  bizim insan olma deneyimimizi sağlayan unsur diyebiliriz.   Bizi tanımlayan, bizi kimlikleştiren, bizi çerçeveleyen yanımız. Neyden korkuyoruz? Neyi seviyoruz? Neyi sevmiyoruz? Aşk var mıdır yok mudur? Acıtır mı ? İncitir mi?  Hayat zor mudur? Para nedir? İyi midir? Kötü müdür? Kahve mi severiz çay mı? vs vs vs…Bunların her biri birer karar, birer seçim..

Ve aldığımız bu kararlar doğrultusunda kendimizi tanımlar ve  hayatı algılar ve ya o kararların ispatı olay ya da kişileri hayatımıza çekeriz.

Bu kararları  genellikle çocuk halimizle almakla beraber, daha sonra da, gerek kendi üzerimizde bilinçli bir şekilde çalışarak ya da hayatın bizi bir şekilde yeni bir seçime zorladığı/getirdiği noktada, yeni kararlar alarak, yeni yeni seçimler yaparak sürdürürüz hayatımızı. Yani istediğimiz zaman bu kararları değiştirmeye gücüne ve özgürlüğüne sahibiz. İşte burası bence hayatın en önemli şifresi…Mesela bazen çay yerine kahveyi daha çok sevmeye başlamak bile yepyeni bir varoluş seçimidir. Ve işte bu yeni aldığımız bu kararları da  yine koruyacak/tutacak olan egomuzdur. Yeni bir karar yeni bir seçim ve egomuz için yeni bir görev demektir bu…

Herşey çaydan kahveye geçmek kadar kolay olmayabilir. Çünkü egomuz için aldığımız kararlara tutunmak, bilinende kalmak çok önemli. Ego değişimi pek sevmez:)) Siz, yetişkin halinizle o değişimin size çok iyi geleceğinin farkında olsanız da burada ikna olması gereken egonuzdur ya da egonuzun ikna olmasına gücünüzü vermeden o değişime ait olmak sizin seçiminizdir.

Burada şunu anlamak çok önemli; negatif ya da pozitif fark etmez tüm aldığımız kararların hayatınızda işlemesine aracılık eden, seçimlerinizi ayakta tutan yönünüzdür. Dolayısıyla egomuzdan kurtulmaya çalışmak ne anlamlı ne de mümkündür.

Sadece şu var tabii ki, kişisel gelişim ve koçluk alanında ilgilendiğimiz kısım bizi kısıtlayan kararlarımıza ilişkin sadece. Bu da hayatımızı kolaylaştıran, bizi destekleyen kararlarımız olmadığı anlamına gelmez elbette.

Egoyu anlayarak yaşamaya başladığınızda hayatınızın sorumluluğunu alıyorsunuz. Hayatınızın sorumluluğunu aldığınızda; ailenizi, babanızı, komşunuzu, müşterinizi, ekonomiyi, sistemi, dış güçleri, kaderinizi, şanssızlığınızı, coğrafyanızı suçlamayı; yani hayatın kurbanı olmayı bırakıyorsunuz. Ve madalyonun diğer yüzünde de başkalarına  acımayı bırakıyorsunuz.  Ve tüm bu bilgi ve bilinç, sizin hayatı daha gerçek ve net bir zeminde deneyimlemenizi sağlıyor.

Son olarak; egomuzu koşulsuz sevmek değişimin anahtarı. Ve egoyu anlamak/sevmek demek kendimizi koşulsuz sevebilmek demek, ve bence  kendimizi koşulsuz sevebilmek ise  hayatın sırrı.

Sevgiler…