40 yaşında, doğaya, çocuklara, kişisel gelişime, bu dünyayı anlamaya, dansa, yogaya, kadının gücünü fark etmesine; özel ilgisi olan biriyim diye bahsedebilirim kendimden…

Benim kişisel gelişim yolculuğum;  Sevgili Özlem’ in bana üzerinde ayna olan bir kitaptan bahsetmesiyle başladı. Çok ilgimi çekmişti ve hemen almıştım Sevgili Aykut Oğut’un  kitaplarını. Hani vardır ya; hayatınızı değiştiren kitaplar, filmler, olaylar… Bir kitap okumakla hayatım birdenbire değişmemişti belki ama; benim için muazzam bir yolculuk, 2011 yılında, Sevgili Aykut`un “Evrenden Torpilim Var” adlı kitabını okumakla başlamıştı. O dönem, tam da kendimi karmakarışık hissettiğim, içsel olarak huzuru ve keyfi bir türlü deneyimleyemediğim zamanlardı.

Kitapta bahsi geçen ve ilk başta bana deli saçması gelen, bir deneyeyim bakalım ne olacak diye başladığım egzersizlerin; ne kadar işe yaradığını görünce, peşlerini bırakmadım hiç Sevgili Aykut ve Esra`nın. Web sitelerindeki Esra`nın muhteşem ötesi kundalini yoga meditasyonları da, hayatımın bir parçası haline gelmişti.

Bu süreçte, kendi üzerimde çalıştıkça hayatımın kalitesinin günden güne arttığını gözlemliyordum. Ve geldiğim bir noktada, keyif aldığım işten para kazansam ne olur sorusuyla dans etmeye başlamıştım. Konuyla ilgili bildiğim tek bir şey vardı; o da avukat olarak hayatımı sürdürmek istemediğimdi.

Yogaya olan ilgim ve merakımdan, yoga eğitmenliği sertifika eğitimini araştırmış, bulmuş, ve hatta parayı yatırmak üzere bilgisayarımın başına geçmiştim ki,  Aykut`tan gelen maili gördüm sertifika eğitimi açtıklarına dair. Düşünmem ve karar vermem iki dakikamı aldı. Ve, hayatımda kendime verdiğim-verebileceğim en muhteşem hediyeydi bu.

Sertifika eğitimine başlarken de yaşam koçu olmak istemediğim konusunda nettim:)) O an ki bakış açıma göre, zaten insanların sorunlarını dinlemek ve çözmek üzerine bir mesleği bırakırken, yine bu düzlemde bir meslek olan yaşam koçluğu hiç de heyecanlandırmıyordu beni. Sadece, bu eğitimin derinliğinde, kendi üzerimde çalışırsam, zaten yolumu bulurum düşüncesiydi beni bu eğitime dahil eden.

Ta ki birinci modülün sonuna kadar… Birinci modülün sonuna geldiğimizde ise aşık olmuştum yaşam koçluğuna. Hiç sandığım gibi insanların sorunlarını dinlemek üzerine kurgulanmış bir meslek değilmiş aslında yaşam koçluğu. Tam aksine karşımızdaki insanın ne kadar muazzam bir yaratıcı olduğuna odaklanmakmış.

15 ay süren ve 4 modülden oluşan eğitim boyunca müthiş bir adanmışlıkla çok derin bir yolculuk geçirdim kendi içimde.

Yepyeni Bernalar`a doğduğum ve kendimi bulduğum bir yolculuk… İlk kez kendimi  mezun hissettiğim bir yolculuk… Gördüğüm değişim hikayelerinden büyülendiğim bir yolculuk…

Şu anda da yepyeni bir dönem başlıyor benim için. Beni çok heyecanlandıran bir süreç olmakla beraber elbette ki korkularım da var. Amaaaa -Esra`nın çok güzel ifade ettiği gibi- biliyorum ki “ Cesaret korkmamak değil, asıl cesaret korkuna rağmen heyecanını takip edebilmektir.”

Veeeee, bu süreçte bana çok ama çok destek olan Canım Yol Arkadaşım  Çakır`a ve Canım Kızım Asya`ya…

Tüm içtenlikleriyle  bizimle bildiklerini ve deneyimlerini paylaşan Aykut ve Esra`ya, dostluğun ve içtenliğin en derinini deneyimlediğim Sertifika Aile`me,  halen Aykut ve Esra` nın koçluğunu yapan, muazzam kitaplarıyla yolumuza ışık olan ve bu sertifika eğitimini Türkiye de açmaları konusunda Aykut ve Esra`yı yüreklendiren Darel Rutherford`a sonsuz teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum…

Hepinize kocaman sevgiler…