15 04 2021

111

Başımıza Gelenleri Nasıl Karşılıyoruz.-Hayatın içinden

Bugün bir ceza yedim...

Sabah keyifli keyifli spor yapmaya giderken çevirmeye takıldım. ..

Meğerse arabamın vizesi geçmiş..

Tam da benim masa üstü takviminden google takvime geçtiğim dönemler...Arada kaynamış…Normalde takvim, notlar, ajanda kullanmakta üstüme yoktur aslında...

Ilk etapta bir offf yaaa dedim...Nerden çıktı bu ceza dedim...İşi de tamamen bıraktım(Avukatlığı yani), bütçe kısıtlamasına gittiğim bu dönemde olacak şey mi dedim. Ben demedim egom dedi... .Kısacık bir an kaldım orda...

Öncelikle olan olmuştu….Babamın çok sevdiğim lafı geldi şimdi yazarken aklıma, ağlayalım da iki gözümüzden mi olalım ? Ağlayabiliriz tabii de, hani napalım yani, olan oldu demenin ne güzel ifadesi.

Ben de tabii ki hemen vites degistirdim …Bunca süre boşuna kişisel gelişmemiştik ama değil mi? 

Bir kere polis memuru o kadar tatlı biriydi ki; benden daha çok üzüldü ceza yediğime...Onun o hali içimi ısıttı.Bir insanla güzel birşey yaşamıştım. Ne güzel..

Zaten hep ihmal ettiğim birkaç minik servis işi vardı, onların hallolması artık mecburdu, Listemden silinen bir iş daha olacaktı. O da güzel…

Giden paranın dahası gelirdi nasılsa güvenini ve rahatlığımı içimde hissetmek ne güzel bir alandı böyle. Bu çok çok güzel...

Bütçemde de bu tarz durumlara ayıracak param hep olurdu zaten...Yaşasın iyi ki bir bütçem var bu cezayı ödeyebilecek param, bolluk ve bereket inancım var.Daha güzeli can sağlığı...

Ve elbette hata yapmaya hakkım var benim. Unutmuştum! Olamaz mı? İyi olan iyi yapılan şeyler için sevmesi kolay... Asıl böyle anlarda kendimize yüklenmemek, kendimize sahip çıkabilmek  sevginin gerçeği...Ve ben de bugün o sevginin gerçekliğini deneyimledim tam da böyle bir olayla…Kendini sevmenin dayanılmaz hafifliği:)) 

Ve son olarak da, aktarmak istediğim konuların bir örneği olmuştum. Bundan daha güzel bir yol olabilir miydi deyip şimdi de bunları yazmak...

Ohh yaaa iyi ki ceza yemişim…

Hedeflenen seviyeye ulaşıldı….

Bu yazıyla ilgili birkaç minik not: 

* Kazanan kişi yaklaşımı ve çözüm odaklı olmak bu ikisi o kadar çok hayat kalitesini arttıran yaklaşımlar ki... (Sorunu görmezden gelmek, olsun varsın ne yapalım, bu da gelecekmiş başımıza halinden apayrı yaklaşımlar tabiii...)

* Nerden çıktı bu, o kadar parayı boşu boşuna mı ödeyeceğim deyip bütün gün bunun sinirini taşımak, kendimize öfkelenmek bizi asıl fakirlik bilincinde tutan şey…

* Zenginlik Bilinci - Fakirlik Bilinci bu bir bilinç meselesi, cebinizdeki para ise sadece bunun bir parçası...

* Bütçe yapmak;  zenginlik bilincinin olmazsa olmazı!!! Ve tabii ki her daim gelirin giderden fazla olması.(Bütçe yaptım şu kadar borcum var değil:)) 

* Veee son olarak kendimizi sevme yolculuğunda ilerlemek ve kendimize gösteceğimiz şefkat bize bir sürü kapıyı açan bir anahtardır….

Hepinize Kocaman Sevgiler ...